SPOR DALLARI ve BİLGİLERİ

Polo sporu hakkında herşey

Polo
Polo At üzerinde 4′erli iki takım oyuncularının ellerindeki özel oyun sopalarıyla 10 cm çapındaki bir topa vurmalarıyla oynanan bir oyundur. Amaç rakip takımın kalesine gol atmaktır.

Polo oyuncuları, Alex Pacheco.
Biniciler atı sürerek bir küçük beyaz plastik veya ağaç topu uzun tutamaklı sopa yardımıyla rakip takımın kalesinden içeri atmaya çalışırlar. Geleneksel polo sporu 300 yarda uzunluğundaki çimen saha üzerinde oynanır.
Bir modern çeşidi arena polo olarak adlandırılır ve kapalı sahada veya daha çok açık havada oynanır. Burada oyun alanı daha küçük olup nadiren 100 yardayı geçer. Arena poloda sadece herbir takımda üç oyuncu vardır ve şişirilebilen deri top kullanılır. Arena polo maçı genellikle altışar dakikalık dört devre içerir (chukkas veya chukkers denir).
Diğer modern çeşidi buz polosudur. Bu oyun düz zeminde sıkıştırilmış buz üzerinde veya donmuş gölde oynanır. Herbir takım genellikle üç oyuncuya sahip olup, parlak renkli hafif plastik top tercih edilir. Diğer çeşitleri ise fil polo, bisiklet polo, Segway polo ve plaj polo’dur. Bu sporlar, takım kompozisyonları, kurallar ve oyun yetenekleri açısından ayrı sporlar olarak kabul edilirler.

Tarihi

Oyun ilk defa Pers ülkesi/İran’da M.Ö. 6ncı yüzyıldan veya daha erken, M.S. 1nci yüzyıla oynandı ve orada yaratıldı. Polo, ilkin atlı süvarilerin ve genellikle kralın muhafızlarının veya diğer seçkin orduların eğitim oyunuydu. Savaşçı kabile üyeleri bu oyunu bir tarafta 100 er kişi olmak üzere oynuyorlardı. Bu bir minyatür savaştı. MÖ 2000′lerden itibaren Orta AsyaTürkleri arasında Çevgan olarak oynanan oyun zamanla tüm Asyada oynanır olmuştur. 1800′lü yıllarda İngilizlerin Hindistan yolculukları sırasında görmeleri sonrasında Avrupa’ya taşınmıştır. Zamanla İngiliz soyluları arasında yaygınlaşmış ve İngilizlerin milli bir oyunu haline gelmiştir. Ayrıca Atatürk’ün sevdiği bir spordur.

Dünya polo durumu

Polo Dünya Kupası ilk defa 1987 yılında yapıldı. Zafer için adil bir şans vermek açısından takımların oyuncuları 14 kişi ile sınırlandı. En başarılı uluslar altı madalya ile Brezilya ve Arjantin olup, Almanya bu paya ulaşamadı. Oyunlar genellikle üç yıllık bir ara ile organize edilmektedir.

İki takım arasında, top ve sopalar yardımıyla at üzerinde oynanan bir açık alan oynudur.Küçük bir topu uzun soplar yardımıyla rakip kaleye atarak sayı kazanılmaya çalışılan “polo” oyununda oyuncuların hem ata binme hem de topa vurma becerilerinin çok iyi olması gerekir.

Polo, at üzerinde oynanan eski bir top oyunudur. Orta Asya kökenli olduğu sanılan bu oyunun İran’da yaşayan Perslerce İÖ 6. yüzyılda oynandığı bilinmektedir. Polo adı, Keşmir’de konuşulan bir Hint lehçesinde top anlamına gelen pulu sözcüğünden kaynak­lanır.
Polo Persler’de seçkin süvari birliklerinin eğitiminin bir parçasını oluşturuyordu. Daha sonra İran’dan Afganistan, Tibet, Çin, Japon­ya ve Hindistan’a geçti. Batı dünyasına, 1860′larda İngiliz Hindistanı’nda polo takım­ları ve kulüpleri kuran İngilizlerce tanıtıldı. Günümüzde polo ABD, İngiltere, Arjantin, Şili ve Meksika’da yaygın olarak oynanmak­tadır.
Polo, açık havada, 275 metre uzunluğunda, 146 metre genişliğinde bir çim alanda oyna­nır. Alanın bitiş çizgilerinin gerisinde, atların durup dönebilmesine yetecek genişlikte yer bırakılmıştır. Kale direklerinin açıklığı 7,3 metredir. Topun kolay yuvarlanması için çim kısa biçilir. Oyuncular, ucunda 20-25 cm uzunluğunda tahtadan yapılmış silindir biçi­minde bir tokmak bulunan 120 santimetrelik esnek bambu sopalar kullanırlar. Uzun saplı bir çekiç görünümünde olan sopanın sapında bileğe takılan bir kayış bulunur. Oyunun kurallarına göre polo sopası yalnızca sağ elle tutulabilir. Söğüt ya da bambu kökünden yapılan topun çapı yaklaşık 8 cm, ağırlığı da 113-150 gr kadardır.
Polo maçı her biri 7-7,5 dakika süren dört, altı ya da sekiz devreden oluşur ve dörder kişilik iki takım arasında oynanır. Her oyun­cunun görevi farklıdır. 1 numaralı oyuncu forvettir (hücum oyuncusu); 2 numara oyun kurucudur, atakları başlatır; 3 ve 4 numaralar ise bek, yani savunma oyuncusudur, görevleri karşı takım oyuncularını engellemektedir. Her oyuncu oyundaki becerisine göre —2 ile + 10 gol değeri arasında derecelendirilir. Oyunu, atlı iki alan hakemi ile saha dışındaki bir başhakem yönetir. En çok gol atan takım maçı kazanır. Devreler arasında atlar değişti­rilirken küçük bir mola vardır, bir mola da oyunun tam yarısında verilir. Özel yetiştirilen polo atlan genellikle bir günde iki devreden fazla oynatılmaz.
Polo oyuncusu karşı takımın bir oyuncusuy­la aynı hizada dörtnala giderken topu çelebilir, ama rakibine bir açıyla yaklaşamaz.
Topa en son vurmuş olan ve topu izleyen oyuncunun önünden geçilmez. Bu tehlikeli bir faul olduğu gibi. karşı takıma da bir serbest vuruş hakkı kazandırır. Her golden sonra takımlar kale değiştirir.
Dörtnala giderken topa vurmak için iyi zamanlama gereklidir. Atını dörtnala koştur­mak, durdurup döndürmek ve yeniden tam hıza ulaşmak için polo oyuncusu iyi bir binici olmak zorundadır.

İlgili Makaleler

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Close