SPOR DALLARI ve BİLGİLERİ

Kanu Sporu Hakkında Herşey

Kano Nedir?

Kürek çekmek hiç bu kadar zevkli olmamıştı. Doğal su kanallarından geçerken saçlarınıza ağaç dalları değecek, su bitkileri ve sazlıklar kanonuzun hızını kesecek.

Kano, genellikle göllerde ve debisi çok yüksek olmayan akarsularda yapılan bir doğa sporu çeşididir. Yalnız şu ayrımı hemen belirtelim ki, bizim burada anlatmaya çalıştığımız kano sporu profesyonel kano sporundandan farklı. Profesyonel kanolar genillikle tek kişiliktir ve debisi yüksek hırçın akarsularda kullanılır. Burada amaç doğayla girilen mücadeleden galip çıkabilmektir. Bizim bahsettiğimiz kanolar “kızılderili tipi kano” diye adlandırılan, günümüzdeki profesyonel kanolara ilham kaynağı olmuş, çoğunlukla 3 kişi tarafından kullanılan gezi tipi kanolardır. Profesyonel kanoları kullanmak için belirli bir süre ve nitelikte eğitim almış olmak gerekliyken kızılderili tipi kanoları kullanmak için böyle bir eğitime ihtiyacınız olmayacak.

Bu aktivite için rehberlerinizin tur öncesi vereceği yarım saatlik eğitimi iyi dinlemeniz ve tur sırasında verilecek talimatlara uymanız yeterli olacaktır. Çünkü bu kanolar durgun sularda kullanılmaktadır. Talimatlara uyduğunuz ve takım arkadaşlarınızla uyum sağladığınız takdirde çok dengeli ve hızlı bir şekilde yol alabilirsiniz. Fakat burada amaç sadece hızlı bir şekilde yol almak değil bir yandan da çevrenizdeki doğal güzelliklerin farkına varabilmektir. Çünkü bu tür geziler için seçilen yerler genelde doğa harikası yerlerdir ve kolay kolay aklınızdan çıkmayacak güzellikte olurlar. Kimsenin ulaşamadığı ya da çok az kişinin ulaşabildiği yerlere siz kanonuzla kürek çekerek ulaşacaksınız. Doğal su kanallarından geçerken saçlarınıza ağaç dalları değecek, su bitkileri ve sazlıklar kanonuzun hızını kesecek. Bu tatlı mücadele sonrası akşam evinize hafif bir yorgunluk ve çok güzel anılarla döneceksiniz.

KANO NASIL YAPILIR?
İstanbul çevresinde özellikle Durusu, bilinen diğer adıyla Terkos Gölü’nde bu sporu yapmak için elverişli olan parkurlar var. Yakın olması ve doğal güzellikleri acenteleri Durusu’ya çeken en önemli neden. Çünkü günübirlik turlarda aktiviteye daha fazla vakit ayırabilmek amacıyla gidilecek parkurun yakın olması tercih ediliyor. Gün içindeki faaliyetler gidilen yerin özelliklerine göre değişiklik gösterecektir. Akdeniz bölgesine düzenlenen bir turda bu bölgenin benzeri olmayan tarihi kentlerini gezecek, doğal güzelliklerinin keyfine yapacağınız yürüyüşlerle varacaksınız.

Karadeniz bölgesine gittiğinizde Fırtına deresinin benzeri olmayan uğultusu heryerde sizi takip edecek, çıktığınız yaylalarda odun ateşinde demlenen çayınızı yudumlarken hiçbir yerde bulamaycağınız bölgeye has köy yemeklerini tur arkadaşlarınızla paylaşacaksınız. Kamp süresi sona erdiğinde ve dönüş için hazırlıklar başladığında siz çoktan tur arkadaşlarınızla bir dahaki gezi için sözleşmiş olacaksınız.

Farklı acenteler farklı parkurlar seçmiş olabilir fakat şunu unutmayın ki seçilen parkurlar daha önce birçok defa rehberler tarafından test edilmiş ve doğal güzellikleri bakımından katılımcıların memnuniyeti de ön planda tutularak tercih edilmiştir. Yolculuğa genellikle sabah çok erken çıkılıyor. Yolculuk sırasında rehberlerden programla ilgili bilgi almayı unutmayın. Ekip halinde yapılan bir spor olduğu için yüksek bir kondisyona ihtiyacınız yok. Takım arkadaşlarınızla uyumlu bir şekilde kürek çektiğinizde fazla efor sarfetmenize gerek kalmayacaktır.Yaklaşık olarak 500 lt. civarında bir iç hacime sahip olan kanoları aynı anda üç kişi kullanabiliyor. Dümeni olmadığı için en arkada oturan kişi küreğini kullanarak kanoya yön veriyor. Doğru yöne gidebilmek çok önemli, çünkü sürekli yanlış yöne doğru kürek çekmek gideceğiniz mesafeyi uzatacak ve sizi daha fazla yoracaktır. Tur öncesi verilen yarım saatlik eğitimi dikkatli dinlemek çok önemli. Bu sizin aktiviteden daha fazla zevk almanızı ve daha az yorulmanızı sağlayacaktır.

KANO YAPILACAK PARKURLAR:

Rafting yapılabilen bölgelerin hemen hemen tümü kano sporuna da elverişli bölgelerdir. .

Türkiye genelinde kano yapılabilecek sahaları ve dönemleri kısaca hatırlatacak olursak:

Çoruh Nehri (Artvin): Haziran-Ekim arası
Köprüçay (Antalya): Nisan-Ekim arası
Dalaman Çayı (Antalya): Nisan-Ekim arası
Zamantı Irmağı (Kayseri): Haziran-Ekim arası
Göksu Nehri (Mersin): Nisan-Ekim arası
Göksu Çayı (Adana): Haziran-Ekim arası
Sarısu (Kandıra): Aralık-Mayıs arası
Melen Çayı (Bolu): Aralık-Mayıs arası
Fırtına Deresi (Rize): Haziran-Eylül arası
Berta Çayı (Artvin): Haziran-Ekim arası
Barhal Deresi (Rize): Haziran-Eylül arası
Oltu Çayı (Erzurum): Haziran-Ekim arası
Harşit Çayı (Gümüşhane): Haziran-Ekim arası

FAYDALI BİLGİLER:

Bu aktiviteye katılırken aklınızda bulunması gereken birkaç nokta:

– İlk defa böyle bir tura katılıyorsanız rehberlerinizin vereceği eğitimleri ve talimatları ciddiye almalısınız. Bu eğitimler sizin aktiviteden daha fazla zevk almanız ve sizi olası bir yaralanmaya ya da kötü sürprizlere karşı korumak için verilmektedir.

– Can yeleklerinizi mutlaka takın ve verilen talimatlar doğrultusunda vücudunuza göre ayarlayın. İyi yüzme bilmeniz ya da kendinize güvenmeniz can yeleğinizi takmamanız için geçerli bir neden olmamalı. Tatlı suda, özellikle üzerinizde giysileriniz varken yüzmek tahmininizden daha zor olabilir.

– Kano içindeyken ayağa kalkmayın. Ağırlık merkezinin yukarıya doğru çıkması kanonun dengesini daha kolay bozacaktır. Ağırlık merkezi aşağıdayken kanonun dengesi kolay kolay bozulmaz.

– Yanınıza orta boy bir çanta, yedek giyisi, çorap ve ayakkabı alın. Çantanızda suyunuzu ve size verilen yiyecekleri taşıyacaksınız. Yedek giyisilerinizi yanınıza alarak kanoya binmeyin. Yolculuk sırasında ıslanabilirsiniz. Yedek giyisilerinizin kuru kalması için onları arabada bırakın.

– Yanınıza kullanmayacağınız malzeme almayın. Aşırı yükten kaçının.

– Yanınıza fotoğraf makinesi, kamera vb. şeyler aldığınızda bunların ıslanarak kullanılamaz hale gelebileceğini unutmayın.

– Dönüş saatinde rötar olabilir. Bunu en önemli nedenlerinde biri aynı parkuru ayrı grupların farklı sürelerde bitirmeleri. Dönüş saati konusunda esnek ve hoşgörülü olmayı unutma

KANU HAKKINDA BAŞKA BİLGİ
Kano, gidiş yönünde oturan bir ya da birden fazla kişinin kürekle yüzdürdüğü hafif bir teknedir. En eski ulaşım araçlarından biri olan kanoyu ilkel insanlar çevrelerinde buldukları ağaçların gövdesini, gereksinmelerini karşılayacak biçimde oyarak yaparlardı. Gü­nümüzde Afrika’da ve Pasifik Adaları’nda yaşayan Yerlilerin kütükleri oyarak yaptıkla­rı kayıklara da kano denir. Kuzey Amerika Yerlileri kanolarını, ahşap bir iskeleti huşağacı kabuğuyla kaplayarak yaparlardı. Grönland’da yaşayan Eskimolarsa kayak adıyla bilinen kanoları için balina kemiğinden bir kafes hazırlar, bu kafesi, oturmak için açık bıraktıkları bir deliğin dışında, fok derisiyle kaplarlardı.
Eskimolar’ın kürekleri çift taraflıydı. Mo­dern kano sporunu 1865′te tasarımını kendi yaptığı kanosuyla 1.600 km kat etmeyi başa­ran İskoç John MacGregor başlattı. Dene­yimlerini bir kitapta toplayan MacGregor’un serüvenleri çevresinde büyük bir ilgi uyan­dırdı. İlk kano kulübü İngiltere’de 1866′ da, dünya şampiyonalarını ve olimpiyatlardaki kano yarışmalarını düzenleyen Uluslararası Kano Federasyonu (ICF) ise 1948′de ku­ruldu.

İki temel kano biçimi vardır: Açık Kanada kanosu ve Eskimo kayağı. Çağdaş kayak Eskimo kayağından geliştirilmiştir.

Günümüzde spor ve eğlence amacıyla kul­lanılan kanoların boyu 5,25 metre, genişliği 85 cm, derinliğiyse 30–35 cm kadardır. Her iki ucu da hafifçe yüksek ve sivridir. İki tip kano vardır. Bütün kanolar bu iki tip altında toplanır. Kanada kanosu olarak bilinen üstü açık kano, huşağacı kaplanarak yapılan Ame­rikan Yerlileri’nin kanolarından geliştirilmiş­tir. Bu kanolarda tek ucu olan, yani tek palalı kısa saplı kürekler kullanılır. Eskimo kayak­larından geliştirilen güverteli kayakta ise, tek kişi çift palalı kürek kullanır.
Kanada kanoları ahşap, alüminyum ya da camyününden yapılır. Genellikle iki kişiliktir ama bazı kanolar sekiz ya da daha çok kişi taşır. Tek kişinin kürek çektiği Kanada kano­sunda kıça (arkaya) oturarak ya da diz çöke­rek kürek çekilir. İkinci bir kürekçi varsa o da baş ya da pruva denen ön tarafa geçer. Kanoyu yönlendirmek kıçta oturan sporcu­nun işidir. Kural olarak kanocuların biri sağdan, öbürü soldan kürek çeker.

Kayaklar ahşap iskelet üzerine gerilmiş çadır bezinden kalıplanmış plastik ya da camyününden yapılır, ahşap ya da kontrplak kullanılabilir. İskeleti sökülerek kolayca taşı­nabilen portatif kanolar da yapılmaktadır.
Eskimoların av kayaklarına benzeyen bazı güverteli kayaklar, deniz için de uygundur. Dar ve kıvrımlı dağ akarsularında kullanmak ve sörf yapmak içinse, daha kısa ve dolayısıy­la manevra yeteneği yüksek olan güverteli kayaklardan yararlanılır. Yarışlarda çok uzun ve dar kayaklar kullanılır. Hem akarsuya, hem de denize uygun olan standart ve belirgin bir özelliği olmayan kayaklarsa gezinti için kullanılmaktadır.
Dağ akarsularında yapılan kano yarışları azgın su yarışları diye bilinir. Büyük bir beceri ve esneklik isteyen bu yarışlarda dalgalan aşarken kayalara çarpmamaya dikkat edilir. Zorluk derecelerine göre sınıflandırılan bu yarışlardan başka, azgın sularda, kayak sporundaki slaloma benzeyen ve renkli şamandı­ralardan ya da direklerden oluşturulmuş 25-30 “kapı”ya çarpmadan geçmeyi amaçlayan, slalom yarışları da yapılır. Sürat ve maraton yarışları durgun sularda, kano sörfü ise okya­nusta yapılır.
Kanolar yelkenli de olabilir. Önemli yarış­malarda kullanılan yelkenli kano belki de dünyanın en hızlı tek kişilik yelkenli teknesidir.

Türkiye’de Kano ==

Durgun Su Sürat Yarışı (Flatwater) sporu, Türkiye’de yeni gelişmekte olan spor dallarından biridir. Bu spor 1980′li yılların sonlarında Türkiye’de bulunan yabancılar tarafından
Durgun Su Sürat Yarışı (Flatwater)

…Tümünü okumak için linke tıklayınız.
rafting ile birlikte yapılmaya başladı. 1991 ve 1992 yıllarında M.Ü. Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğretim elemanlarından Doç. Dr. Sami Mengütay ve Öğr. Gör. Fatih Sani, Köln Spor Y.O’nda kano kurs ve uygulamalarına katılarak, üniversitede eğitimin nasıl verildiğini izlediler.

Türkiye’ye döndüklerinde 1993 – 94 öğretim yılında ülkede ilk defa kendi okullarında eğitimi yapılan bir spor dalı olarak açılmasını sağladılar.

Bu dönemde olimpiyatlara talip olan ülkemizde, olimpik bir spor dalı niteliği taşıyan kanonun federasyonunun kurulması da gündeme geldi.

Türkiye’de doğa şartlarına ve turizm potansiyeline uygun bir spor dalı olarak kabul edilen kano, 1994′de Kürek Federasyonu’na bağlandı.

İlgili Makaleler

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Close