SPOR DALLARI ve BİLGİLERİ

Eskrim Hakkında Herşey

Eskrim fizik ve ussal öncelikleri en iyi şekilde ve en geniş ölçüde geliştirilmesi yönünden herkese sağlık verecek bir spor olarak kabul edilmiştir.Eskrim , yapılmasındaki geniş tekniği ,inceliği ve adelelerin yerine göre düzenini sağlaması bakımından bir sanat olarak anılmaktadır.

Her hamle hareketinde oldukça ağır olan vücudu üstün süratle , çeviklik ve kolaylıkla ileri götürmek geri getirmek için çok büyük adele çalışmasını gerektirmektedir.Bu çalışma sayesinde solunum hareketinin gelişmesi ve kan dolaşımının artması , buna bağlı olarak vücut ısısının yükselmesi alınan gıdaların kolayca yakımı ve kana geçirilmesi sağlanmaktadır.Bunlardan başka besi yakımı üzerinde büyük etkisi olduğu gibi ter ve idrar salgısı yönünden bu sporun önemi büyüktür.Ayrıca sinir sistemi üzerinde düzenlemeyi sağlar , özellikle görme ve elle dokunma hislerini geliştirir.

Eskrim vücudun değişik yerlerine en geniş ölçüde uzanma ve gerilme imkanını vermekte adelenin en kısa anda harekete geçmesini , gerektiğinde de tekrarlamasını sağlamakta , olduğundan en süratli spor olarak kabul edilmiştir.Ayrıca eskrim süratle hareket halinde iken karar verme , hareket ve yön değiştirme imkanını vermekte olduğundan refleksi en geniş ölçüde geliştirmektedir.

Eskrimin 3 dalı vardır:flöre, epe ve kılıç.Bu 3 dalın kuralları ve silahları birbirinden farklıdır.Örneğin flörede sayı alabileceğiniz bölüm belden yukarısıdır , kafa ve kollar dahil değil , epede ise vücudun her yerinden sayı alabilirsiniz son olarak kılıçta ise belden yukarısından fakat bu sefer kafa ve kollarda dahil olmak üzere sayı alabilirsiniz.

Kimi temel öğeler eskrimin 3 dalında da vardır.Gard , hamleye yada savunmaya hazır tarafın temel pozisyonudur. Bu durumda sağ bacak önde , sol bacak yana dönük (oyuncu solak ise tam tersi) bacaklar hafifçe bükülmüş , gövde dikçe silahı tutan kol yere paralel ve öne doğru uzanmış, öteki kol el baş hizasında olmak üzere yukarı kalkık ve bükük durumdadır.Hareketler ileri yada geri olabilir.Her iki hareketde de adımlar ya art arda yada aynı anda sıçramayla atılır.Hamlenin silahın hareket sayısına ve yapıldığı ana göre değişen çeşitli biçimleri vardır. Hamleyi paradla (savunma) çelip savuşturduktan sonra öteki oyuncunun yaptığı hamleye karşı hamle denir.

Savunma , silahın dürtmesi yada çırpmasından kurtulmaya dayanır ve silahla alınan paradlardan , yanıltmalardan , ileri geri gidilerek yapılan yer değiştirmelerden oluşur.Karşı hamle kendisine atak yapılanın başvuracağı bir karşı saldırı yoludur.Flöre ve kılıçta karşı hamlenin sayı alıcı biçimde olması için rakibe net olarak vuruş(kılıç) veya dürtüş(flöre) yapılması gerekir , bu ikisinde atak üstünlüğü vardır ve çok önemlidir. Epede ise karşı hamlenin geçerli olması , hamleden 1/25 saniye önce yapılmasına bağlıdır.

ÇARPIŞMA BİÇİMİ

Taraflar hakem denetiminde karşılaşırlar.Elektrikli aletler hakeme yardımcı olduğundan yalnızca bir hakem vardır. Karşılaşmada tek söz sahibi hakemdir. Karşılaşmayı başlatır , durdurur , hareketlern kurallara uygun olup olmadığına karar verir.Turnuvalarda ilk önce 5 sayılık grup maçları yapılır.Daha sonra 15 sayılık eleme maçlarına geçilir.Kuralların çiğnenmesi durumunda çeşitli cezalar verilir:ilk çiğnemede uyarı tekrarı durumunda rakip lehine puan yazılması , vuruşun geçersiz sayılması gibi.Daha ağır olarak erteleme , karşılaşmaya son verme ve ihraç cezalarıda verilebilir.

Eskrimde hangi silah söz konusu olursa olsun , iyi bir oyuncu için en önemli ve güç nokta , oyun sırasında gerçek niyetini gizlemek ve aynı zamanda rakibinin niyetini sezerek ona göre bir oyun stili ortaya koymaktır.Teknik hazırlıkları ve fiziksel güçleri denk de olsa , eskrimciler o günkü formlarına , doğru tahminde bulunma yeteneklerine ve taktiklerini uygulama biçimlerine göre birbirlerinden ayrılırlar.

Elektrikli sinyal düzeni flöre ve epede dürtüşün gerçekten yapılıp yapılmadığını gösteren bir düzendir. Şu parçalardan oluşur:Silahın ucundaki yaylı düğme , bu düğme dürtüş anında temasla lambanın yanmasını sağlar , silaha bağlı tel , bu tel silahın siperinden geçerek gardın iç kısmına kadar gelir , burada oyuncunun yeleğinin altından geçerek arkasından çıkar ve sarıcı makaraya bağlanmış tel ile birleşir( apere: pistin ucuna yerleştirilen sarıcı makara , aşağı yukarı 20 metre uzunlukta esnek tel taşıyan bir bobindir; bobin sağlam bir yay sayesinde , eskrimcinin hareketine göre teli sarıp boşaltarak telin uzalıp kısalmasını sağlar). Son olarak sarıcı makara bir bağlantı kablosuyla kontrol aletine bağlanır.Üzerinde lambalar bulunan kontrol aleti dürtüş anında elektrik akımının kapanmasıyla yanan lambalarla sayı alan oyuncuyu belirler.

TARİHÇESİ

Kılıç ile yapılan ilk sporlara eski Hintliler parma , Yunanlılar perme derlerdi. Sözcük kuzey germen dilindeki skermen ya da scheirmen’den gelir.Başka bir germen kavimi olan iskandinavyalılar sözcüğe skermederler Sözcük latin kökenli dillere de escremie biçiminde girmiş , terim Türkler tarafındanda kılıç sporları anlamında kullanılmıştır.

Çin’de İ.Ö. 2000 yıllarında bu sporun yapıldığı bilinir.Eskrim daha sonraları antik Yunan’da hoplomakhos denilen gladyatör öğretmenleri tarafından gymnasion denilen okullarda ders olarak verilirdi. Roma döneminde de eskrim çok tutulan bir spor ve savaş dalı oldu.

Çağdaş eskrimin İspanya’da doğduğu ileri sürülür.Toledo kentinde sağlam ve zarif kılıçlar yapılmaya başlanmış , kesici kılıçların yerini ince , uzun , batıcı kılıçlar almıştı.Buna koşut olarak eskrimde de kaba güçten çok beceri , çeviklik ve bilgi önem kazandı.Spor , XVI. yy’da her ülkeden eskrim meraklılarının ustalıklarını arttırmak amacıyla geldikleri İtalya’da gelişti.Eskrimle ilgili ilk kuralları İtalyanlar koydular.Bu döneme eskrim spordan çok düello için başvurulan bir döğüşme aracıydı.1588-1608 yılları arasında yalnız Paris’te düellodan 8000 kişinin ölmesi tepkilere yol açtı.İtalyanlar’ın meçinden (epe) vazgeçilerek daha hafif ve kısa , içi çiçek biçiminde bir düğmeyle örtülü bir kılıç kullanılmaya başlandı.Bu yeni kılıca çiçek(fleur) sözcüğünden türetilen flöre adı Besnard tarafından verildi.Taraflar korumasız olduğundan hamleler son derece dikkatli yapılıyordu. Maske koruma yeleği ve eldiven XVIII. yy’ın sonlarında ortaya çıktı.Bu dönemin bir başka önemide La Boessiere , La Faugere , Gomard büyük ustalar tarafından karşılaşma kurallarının yeniden belirlenmesi oldu. Bazı süvari birliklerinde kullanılan kılıçta önemli bir gelişme görülmezken , epe düello silahı olarak geçerliliğini korudu.

XX. yy’ın başlarında eskrim sporunun kuralları kesinleşti.Eskrim 1896′dan başlayarak olimpiyat oyunlarında yer aldı.Bu alanda dünya şampiyonlukları düzenlendi.Rakibin karşısındaki sporcuya yaptığı vuruş yada dürtüş önceleri hakemler tarafından saptanırken , 1934′te epe , 1954′te flöre’de tuşlar elektrikli aygıtlarla saptanmaya başlandı.Kılıç dalında ise bu silahın elektrikli göstergelerle donatılması tüm çabalara rağmen 1980lere kadar gerçekleştirilemedi.

Eskrim günümüzde bütün dünyada yapılan bir spor durumuna gelmekle birlikte bu dalda Avrupalıların üstünlükleri sürmekte genelde epede İtalyanlar flörede Fransızlar kılıçta ise Macarlar başarı sağlamaktadırlar. 1913′te kurulan 100′e yakın ülkenin üye olduğu Ulaslar arası eskrim federasyonu çeşitli yaş sınıflarında dünya şampiyonlukları düzenlemektedir.

TÜRKİYE’DE ESKRİM

Türkiye’de eskrim ilk olarak 1890′da görüldüysede bu spor dalındaki ilk ciddi çalışmaları Mualim Hüsnü Bey gerçekleştirdi(1901).Mualim Hüsnü Bey’in ilk öğrencileri Fuat(Bakan) , Refik ve Ömer Lütfi beyler oldular.Bu yıllarda ayrıca İstanbul Tepebaşı’ndaki Union française salonu’nda Fransız büyükelçiliği çalışanlarına eskrim dersleri veriliyordu.

Mualim Hüsnü Bey’in yetiştirdiği üç genç , ilk karşılaşmalarını Yıldız Sarayı’nda İtalyan eskrimcilerle yaptılar (1903) ve ilk başarılarını kazandılar.Bu karşılaşmaları Sultan Abdülhamit’de seyretti ve Türk sporcularının başarılarından dolayı bir ferman çıkararak eskrimi bütün askeri okullara ders olarak koydurttu. Ardından , karşılaşmalarda en iyi başarıyı elde eden Fuat(Balkan) Bey’i Edirne Harbiye mektebi’ne eskrim öğretmeni olarak atadı(1906).İlk kulüp çalışmaları yine Fuat Bey tarafından Beşiktaş Kulübü’nde gerçekleştirildi(1911). Daha sonra bu spora Fenerbahçe Kulübü de ilgi gösterdi ve Beyaz Rus albay Grodetski’nin antrenörlüğünde çalışmalara başlandı.Bu kulüpten yetişen ilk eskrimciler Sait ve Fevzi beyler oldular(1921).

İlk eskrim federasyonu , Türkiye İdman cemiyetleri ittifakı ile birlikte kuruldu ve federasyon başkanlığına Fuat bey getirildi (1923).Çalışmalarını sistemli bir şekilde yürüten federasyon , bir yıl sonra milli takımı kurup 1924 Paris Olimpiyatları’na katıldı.Türk eskrim milli takımı bundan sonra 1928 Amsterdam Olimpiyatları’na da katıldı. Robert Kolej’de öğretmenlik yapan , Çarlık Rusyası’nın eski ünlü eskrimcisi Nadolsky İvanoviç Çarikov milli takım antrenörlüğüne getirildi. Uluslar arası ilk önemli başarı 1931 Atina Balkan Oyunları’nda Enver Balkan’ın şampiyonluğuyla elde edildi. Bu tarihten sonra eskrim sporu bir duraklama dönemine girdi. 1936 Berlin olimpiyatları ise Türk sporu ve eskrimi adına ayrı bir önem taşıdı.Berlin’de eskrimde Suat Fetgeri ve Halet hanımlar olimpiyatlara katılan ilk Türk Bayan sporcular oldular.

1940′tan sonra Halkevleri’de eskrim sporuna katkıda bulunmak amacıyla faaliyete geçti. Bu faaliyetlerin yanı sıra , aynı dönemde İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık (TED) kulübü’nün kurulmasıyla Türk eskrimi Merih Sezen , Nihat Balkan gibi yeni adlar kazandı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türk eskrimcileri Londra Olimpiyatları’na katıldılar(1948) fakat başarılı olamadılar.Ancak bu olimpiyatlardan sonra yoğunlaşan uluslararası karşılaşmalar Türk eskrimcilerinin dünya eskrim sporunu daha yakından tanımalarını sağladı. Bu yıllarda TED kulübü’nün düzenlediği uluslararası karşılaşmalar Seyit Mısırlı , Nefi Güven gibi yeni adlar ortayaçıkardı. Özellikle kılıç dalında 15 yıl milli takımın değişmez eskrimcisi Seyit Mısırlı oldu. Mısırlı yaptığı 90 milli karşılaşmanın 52 sini kazanarak önemli bir başarı sağladı.Nefi Güven ise flöre dalında başarı göstererek 1955 Akdeniz Oyunları’nda dünya şampiyonu Fransız Mouyal’i yenme başarısını elde etti.

Türk eskrimcileri en önemli başarılarını Balkan Oyunları’nda sağladılar.I.Balkan eskrim Şampiyonası’nda 1 gümüş 1 bronz II. Balkan eskrim Şampiyonası’nda 2 bronz ve 1971 İzmir Akdeniz Oyunları’nda 1 gümüş kazanılması Türk eskrimi adına başarı oldu.Bundan sonrada Balkan Şampiyonalarında bir çok başarı kazanıldı.

Eskrim Federasyonu’nda uluslar arası , milli , bölge ve aday olmak üzere 187 hakem , 30 antrönör çalışmaktadır. Lisanslı sporcular 300′ü bayan olmak üzere 1500 kişidir. Eskrim Federasyonuna bağlı olarak 18 kulüp faliyet göstermektedir.

İlgili Makaleler

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Close